Türkiye'de Bilimsel İcracılığın Eleştirel Çözümlemesi: Kamuya Bilgi Üreten Akademiden Rekabetçi Akademiye Dönüşüm


Creative Commons License

Yalkin Kucukyilmaz Ç., Özbilgin M. F.

Sosyal Mucit Academic Review , cilt.7, sa.1, ss.1-22, 2026 (TRDizin)

Özet

Neoliberal dönüşümün Türkiye’deki akademik kurumlar üzerindeki etkilerini ve bilimsel icracılığın kırılgan gruplar üzerindeki sonuçlarını eleştirel bir biçimde inceleyen bu makalede Karl Polanyi’nin fiktif meta, çözülme ve değer kavramları çerçevesinde, akademik emeğin piyasa odaklı performans ölçütleri aracılığıyla metalaştırılması tartışılmaktadır. Çalışma, icracılığın bilgi üretimini toplumsal fayda yerine rekabetçi endeksler ve atıf kültürü üzerinden değerlendirdiğini; bu durumun akademisyenler arasında bireyselleşme, motivasyon eksikliği, mesleki tatminsizlik ve tükenmişlik yarattığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, akademideki icracı dönüşümün kırılgan grupları daha savunmasız hale getirdiği ve üniversitelerin toplumsal rollerinden uzaklaşarak giderek daha fazla piyasa aktörleri gibi işlediği ileri sürülmektedir. Sonuç olarak, toplumsal dayanışmayı ve kamusal bilgi üretimini önceleyen alternatif değer sistemlerinin geliştirilmesi gerektiği savunulmakta; akademik performans değerlendirme sistemlerinin daha kapsayıcı, adil ve toplum yararına odaklanacak şekilde yeniden yapılandırılması önerilmektedir. Bu makale, neoliberal dönüşümün Türkiye’deki akademik kurumlar üzerindeki etkilerini ve bilimsel icracılığın kırılgan gruplar üzerindeki sonuçlarını eleştirel bir biçimde incelemektedir. Karl Polanyi’nin fiktif meta, çözülme ve değer kavramları çerçevesinde, akademik emeğin piyasa odaklı performans ölçütleri aracılığıyla metalaştırılması tartışılmaktadır. Çalışma, icracılığın bilgi üretimini toplumsal fayda yerine rekabetçi endeksler ve atıf kültürü üzerinden değerlendirdiğini; bu durumun akademisyenler arasında bireyselleşme, motivasyon eksikliği, mesleki tatminsizlik ve tükenmişlik yarattığını ortaya koymaktadır. Ayrıca, akademideki icracı dönüşümün kırılgan grupları daha savunmasız hale getirdiği ve üniversitelerin toplumsal rollerinden uzaklaşarak giderek daha fazla piyasa aktörleri gibi işlediği ileri sürülmektedir. Sonuç olarak, toplumsal dayanışmayı ve kamusal bilgi üretimini önceleyen alternatif değer sistemlerinin geliştirilmesi gerektiği savunulmakta; akademik performans değerlendirme sistemlerinin daha kapsayıcı, adil ve toplum yararına odaklanacak şekilde yeniden yapılandırılması önerilmektedir.